Hemen izle
How to Become a Tyrant
Zorba Nasıl Olunur?

Her diktatör, demir yumrukla yönetmek için mutlak gücün el kitabını bilmek zorundadır. Bu alaycı belgesel dizisinde tarihin ünlü despotları size bunu kanıtlayacak.

constantine_wick

Güzel bir başlangıç bölümüydü. Bütün zorbaların ilk başta şu ortak özelliği üzerinde durulmuş, hepsi ‘ben gidersem devlet yıkılır, yok olursunuz’cu kafa yapısındaki megaloman kimseler. Bu sapkın zihin yapısı bana Mozambik’in başındaki servi boylu bir tane abiyi hatırlattı ya neyse… Bir de Mustafa Kemal Paşa’mızın sözlerini hatırlıyorum da “bu ulusu ben değil içimizdeki ruh, damarımızdaki kan kurtarmıştır” deyip alçak gönüllüğünü konuştururdu. Lider var, lider(!) var…

constantine_wick

“Diktatörler toplumlarını kendi mülkleri gibi görürler. Ulusun serveti de insanları da onlarındır, istediğini yapabilirler.” Bölümde geçen bu cümleler, bu bölüm işlenen diktatör Kaddafi’yi ve onun zihin dünyasını ortaya koyuyor. Kafasına estiği şekilde yönetmiş Libya’yı, müfredata dahi kendi yazdığı kitabı koymuş, koca bir ülkenin ve ulusun kaderini iki dudağının arasına hapsetmiş. Tabii yine belgeselde denildiği gibi ne zaman ki zorbanın el kitabındaki maddeleri uygulamaktan vazgeçmeye ve biraz yumuşamaya başlamış, o zaman kendi ulusu onu indirip katletmiş. Kendi sonunu da kendi hazırlamış işin doğrusu. Çünkü ya en baştan özgürlükçü, demokrat, halkın isteklerine kulak veren biri olacaksın ya da daima halka demir yumruğunu indireceksin. ‘Ben sizi çok uzun bir süre ezdim ama bakın artık iyi biriyim, yumuşuyorum’ demeye başlarsan o saatten sonra melek de olsan insanlar seni istemez.

constantine_wick

Bu bölümde de Kuzey Kore'yi aile çiftlikleri gibi yöneten Kim hanedanlığına değinmişler. Halk açlıktan kırılırken kendileri nasıl şatafatlı yaşamlar sürmüşler ve kafayı savaş sanayasiyle nasıl bozmuşlar, onu izliyoruz. K. Kore’nin bu durumdan kurtulması yakın gelecekte de uzak gelecekte de -hele dışarıdan bir müdahale olmaksızın- pek olası görünmüyor ama ne diyelim, umarım günün birinde özgürlüklerine kavuşurlar.

constantine_wick

Tarihin gördüğü eli kanlı en büyük zorbalardan biri olan Stalin'i işlemişler bu bölümde. Tıpkı G.Orwell'ın 1984'ündeki gibi nasıl sadece devletin söz söyleme hakkına sahip olduğu bir ülke yaratmış olduğunu ve kurduğu korku imparatorluğunu gözlemliyoruz. Aslında onunla, o dönemle ilgili katliamları, bilgileri belgeleri anlatmak saatleri bulur, kesinlikle yarım saate sığamaz ama fikir sahibi olabilmek adına güzel hazırlanmış bir bölümdü. Tabii vicdanını Moskova'ya satanların bu bölüme kinlenip de "kapitalistler iftira atıyor, burjuvazi yalanları gak guk" edebiyatı yapıp da çamur atmamasını beklemiyorum, kendilerine yakışanı yapıp Stalin'i melekleştirecekler. Melekleştirsinler. Güneşi de balçıkla sıvayabilirler umarım. Aklıma gelmişken birkaç kitap da önermek isterim: • Aleksandr Soljenitsin - İvan Denisoviç’in Bir Günü • Mihail Bulgakov - Usta ile Margarita • Ahmet Buran - Kurşunlanan Türkoloji

CSA3

özellikler bilim konusundaki kısmı tüm dünya izlemeli bence. Bilim konusunda bile gayet güzel yalanlar yayılabiliyor, güçten kendini kaybedenler tüm bilimi bile saçma sapan yalanlarla donatabiliyorlar. Bilim insanı diye şarlatanlar ön plana çıkarken gerçek bilimcilerin eli kolu bağlanabiliyor. Günümüzde de olan şeyler bunlar aslında...